Erzİncan İlİ İhracat Stratejİsİ Ve KÜreselleŞen Ekonomİ

Oleh Özge Uzundumlu

146,6 KB 10 tayangan 2 unduhan
 
Bagikan artikel

Transkrip Erzİncan İlİ İhracat Stratejİsİ Ve KÜreselleŞen Ekonomİ

ERZİNCAN İLİ İHRACAT STRATEJİSİ ve KÜRESELLEŞEN EKONOMİ Murat KARAPINAR1, Özge UZUNDUMLU2 ÖZET Günümüzde küreselleşmenin etkisi ile küçülen dünyada yaşanılacak ekonomi veya sosyal krizlerin ulusal ve/veya uluslarası ticarete etki etmesi kaçınılmaz olmuştur. Küreselleşmenin de etkisi ile uluslarası ticaret, rekabet, fikri ve sınai haklar, çevre korumacılığı gibi pek çok alanda yeni norm ve standartlar geliştirilmiştir. Gelişmekte olan ülkelerin küreselleşme ortamında rekabetçi konumlarını güçlendirmeleri ve sürekliliği sağlamaları, büyümelerini verimlilik artışına dayandırmalarına ve mukayeseli üstünlük alanları yaratmalarına bağlı olmaktadır. Bu çerçevede Küresel ticarette ihracat odaklı büyüme stratejisinin benimsenmiş olması ihracatın etkisini her alanda hissettirmektedir. Bölgesel kalkınma ile ihracat arasında doğru orantılı bir ilişkinin var olması ihracat konusuna daha geniş perspektiften bakmak gerektiğinin farkındalığını ortaya koymaktadır. Bu çalışmada, Coğrafi konumu itibariyle dış ticaret için transit bir alan özelliği taşıyan TRA1 bölgesi (Erzurum-Erzincan-Bayburt) Erzincan ilinde gelişme eksenli ürünler ve ihracat mevcut durum analizi ortaya konulacaktır. Anahtar Kelimeler: İhracat, İhracat Stratejisi, Küresel Ticaret, Küreselleşen Ekonomi, ERZINCAN EXPORT STRATEGY AND GLOBALIZED ECONOMY ABSTRACT 1 Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği, Erzurum, Türkiye, murat.karapinar@daib.org.tr Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği Genel Sekreterliği, Erzurum, Türkiye, uzundumluo@daib.org.tr 2 1 1.GİRİŞ Küresel Ticarette trend belirleyici ülke olma yolunda ilerlemekte olan Türkiye’de 1980’lerden beri ihracat odaklı büyüme stratejisini benimsenmiş olup, ülke ekonomisinin gelişiminde ve dünya pazarlarıyla entegre bir yapıya kavuşmasında, ihracatın etkisi her alanda hissedilmiş, ihracat ekonomik büyümeye öncülük eden en önemli unsur olmaktadır. İhracat; bir ülkede mevcut olan mal ya da hizmetlerin, ilgili ulusal mevzuatlara uygun olarak yabancı ülkelere döviz karşılığında satılmasına ilişkin bir dış ticaret işlemi olmaktadır. İhracat, özel kişi, kurum, şirket ya da devlet kuruluşları tarafından yapılmaktadır. İhracat ile elde edilen dövizler, ithal edilen mal ve hizmetlerin finansmanında en önemli kaynaklardan birisini oluşturur. Ülkenin mal ve hizmet ihracatı ile ithalatı arasındaki değer farkına dış ticaret açığı adı verilir. Ülkenin tüm dış gelir ve gider farkını gösteren dış ödemeler bilançosu dengesinin oluşmasında da ihracatın önemli bir yeri vardır. (Seyidoğlu,1999) Ekonomide büyüme hızının artırılması, bir ekonominin en öncelikli sorunlarından biridir. Bunun için öngörülen öncelikli çözümlerden biri, ihracatta artışı sağlayabilmektir. Çünkü ihracat ülke ekonomisindeki mal ve hizmetlerin üretimini artırmaktadır. İhracat artışının, üretimin büyümesini pozitif olarak etkilediğine ilişkin düşünce literatürde “İhracata Dayalı Büyüme Hipotezi ” olarak isimlendirilmektedir. Ekonomik analizlerin vazgeçilmez kavramlarından biri olan büyüme, ülke refahının en önemli göstergesi olarak, üretim kapasitesindeki artışı ifade etmekte olup, GSMH veya onun fert başına düşen değerleri ile ölçülür. Ülkelerin büyüme verilerine bakarak ekonominin yapısını, gelişimini, halkın refah düzeyini tespit etmek mümkündür. İhracatın ekonomik büyüme üzerindeki etkileri şöyle özetlenebilir:           Artan ticari olanaklar, yatırım imkânları ve ayrıca üretim altyapısının genişletilmesi/geliştirilmesi dolayısıyla yoksulluğun azaltılmasında ve kalkınmanın artmasında itici bir güç olarak rol oynamaktadır, Gelişmekte olan ülkelerdeki üreticilerin rekabetçilik unsuru dolayısıyla, girdi maliyetlerini azaltmaları, yatırımlar ile finansal kazanım elde etmeleri, ürünlerinin katma değerini arttırmaları ve küresel değer zincirinde konumlarını iyileştirmeleri yönünde katkı sağlamak, Özellikle gelişmekte olan ülkelerin yeni pazarlara, yeni ürünlerle girmesini teşvik eder ve yeni üretim olanaklarını beraberinde getirmektedir. Teknik bilgi paylaşımına, teknolojinin gelişmesine, ar-ge yatırımlarının artmasına olanak sağlayacağından, yenilikçiliği ve gelişimi destekler, Dış pazarlara açılan firmaların, dünya pazarlarından pay alarak satış ve karlılığını arttırır, Firmaların, dış pazarlardaki müşteri portföyü sayesinde pazarlama gücünü arttırarak iç pazar müşterisini bağımlılık oranını azaltır. Bu sayede mali kapasitesini iç pazarda değişim, müşteri talepleri baskısı ve ekonomik dalgalanmalar karşısında olası risklere karşı korumak için dayanaklarını arttırmış olur, Mal ve hizmetlerin uluslararası pazarlara sunulması ile firmanın işgücü ihtiyacını, yeni iş olanaklarını arttıracağından işsizliğin azaltılmasında rol oynar, İthalatın ihracattan yüksek olması durumunda oluşan dış ticaret açığının azalmasına katkı sağlar, Artan rekabetçilik ve iyi uygulamaların karşılıklı paylaşımı sayesinde kalitenin arttırılması, işgücü ve çevreye ilişkin standartların geliştirilmesi dolayısıyla endüstriyel uygulama ve üretim standartlarında kapasite oluşumunu sağlar, Ticari ilişkiler kuran yabancı insanlar arasındaki barışçıl ve karşılıklı fayda sağlayan ilişki ve paylaşımlar dolayısıyla, ülkeler arasında barışçıl ve istikrarlı bağların oluşmasına katkıda bulunmaktadır. 2 İhracatın ekonomik büyüme üzerindeki etkilerine yönelik olarak teoride kabul görmüş faydaları, hem bazı ülkelerin ihracat yönlü büyüme stratejisini benimsemelerine yol açmış, hem de ihracat yönlü büyüme hipotezinin geçerliliğini test etmek için çok sayıda uygulamalı çalışmanın yapılmasına neden olmuştur. Bu kapsamda, 1980’lerin ortalarından itibaren ihracat-ekonomik büyüme ilişkisi için zaman serisi verilerine dayalı testleri uygulayan çalışmalarda artış olduğu gözlenmiştir. Ekonomide büyüme hızının artırılması için öngörülen öncelikli çözümlerden biri ihracat artışı sağlayabilmektir. Çünkü ihracat ülke ekonomisindeki mal ve hizmetlerin üretimini artırmaktadır. İhracat artışının, üretimin büyümesini pozitif olarak etkilediğine ilişkin düşünce literatürde “İhracata Dayalı Büyüme Hipotezi” olarak isimlendirilmektedir. Gelişmiş ülkeler açısından ihracattaki büyüme ile ekonomik büyüme arasındaki ilişki halen değerlendirilen ve literatürde geçerliliğini koruyan bir konu olmaktadır. İhracat ve büyüme arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla çeşitli dönemlerde farklı ülkeler için yapılan çalışmalarda farklı sonuçlara ulaşılmıştır. Bu noktada çalışmaların bir kısmında ihracat ve büyüme arasında doğrudan nedensellik ortaya çıkarken, bir kısım çalışmalarda ise nedensellik bulunamamıştır. Ele alınan ülke ve dönem farklılıkları çalışma sonuçlarında çeşitlilik doğurmakla beraber, çalışmaların yöntemlerindeki farklılıklar da sonuçlardaki çeşitlenmeye yol açmıştır. 1980’li yıllardan itibaren ihracata dayalı kalkınma modelinin benimseyen Türkiye Ekonomisinde ihracat ekonominin lokomotif sektörü olmuştur. 1990’lı yıllarda artan teknolojik gelişmeler, bilgi ve haberleşme ağlarının genişlemesi ve hızlanması, küresel ölçekte ortaya çıkan sosyal ve politik gelişmeler (SSCB’nin dağılması, Avrupa’nın ekonomik güç bakımından bir blok oluşturması, Çin’in liberal politikalar takip etmesi, vb.) uluslararası siyaseti ve uluslararası ilişkileri etkilemiş önemli gelişmeler olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde 1996 yılında yürürlüğe giren Gümrük Birliği, Türkiye’nin dış ticaretinde önemli dönüm noktalarından biri olmuştur. Bu dönemleri takiben özellikle 2000’li yılların başından itibaren küreselleşmenin etkisi ile sınırsızlaşan iletişim, ulaşım, teknolojik gelişmeler küresel rekabet ortamını tetiklemektedir. 223.633 toplam nüfusa sahip Erzincan ili hayvancılık olmak üzere tarım ve geçiş güzergahında olması nedeniyle ticarete dayanan hizmetler sektörü en önemli faaliyetlerindendir. Sanayi üretimi bölge içerisinde yapılan özel sektör yatırımları ile nispeten daha yavaş bir gelişim seyri izlemektedir. Bölgede temel ihracat pazarları başında Azerbaycan, Irak, İran, Gürcistan, Ukrayna, Hollanda, Cezayir, ve Almanya gelmektedir. 2015 yılında Erzincan İli’ne bağlı firmalar tarafından 6.613,00 milyon dolar ihracat yapılmıştır. 1. Sırayı 59 milyar dolar ile İstanbul alırken Erzincan 79. Sıradadır. (TİM; 2016) Erzincan ili ihracat verileri aşağıdaki tabloda karşılaştırmalı olarak sunulmuştur. Tablo 1. Erzincan İli 2014-2015 İhracat Verileri Bölge İlleri İhracatında Öne Çıkan Ülkeler(31.12.2015) (1000 $) (1000 ABD Doları) 1 Ocak-31.12.2014 1 Ocak-31.12.2015 Erzincan Fransa 1.009 487 Hollanda 1.416 1.482 Irak 899 1.256 İran (İslam Cum.) 924 223 Birleşik Devletler 302 1.305 İtalya 309 274 Almanya 84 167 İsrail 190 261 Yunanistan 253 54 Japonya 68 346 3 Kazakistan Ukrayna Cezayir 100 27 12 187 50 21 Kaynak: TİM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) Verileri 2016 2. ERZİNCAN İLİ İHRACAT MEVCUT DURUM ANALİZİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ 2.1. Araştırmanın Amacı Kapsamı ve Yöntemi Coğrafi konumu itibariyle dış ticaret için transit bir alan özelliği taşıyan, Türkiye’nin batısını doğusu ile kuzeyini güneyi ile bağlayan bir kavşak noktası olan ve bu anlamda bir lojistik, transfer ve ticaret merkezi olan TRA1 Düzey 2 Bölgesinde bulunan Erzincan ili’nin ihracat analiziyle pazarın durumu, rekabetçi sektörlerin ortaya çıkarılması amaçlanmış ve çözüm önerileri sunulmaya çalışılmıştır. Araştırma, Erzincan il’inde bulunan ve Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği’ne ve Organize Sanayi Bölgesine üye aktif ihracat yapan firmalar yer almıştır. Araştırma, Erzincan ili rekabetçi sektörlerin ihracat analiz tablolarıyla incelenmiştir. 2.2. Verilerin Değerlendirilmesi Erzincan İli’ne bağlı firmalar tarafından 2014, 2015 ve 2016 yıllarında gerçekleşen ihracat faaliyetlerine göre veriler aşağıdaki tabloda da görüleceği üzere, her üç yıl ihracat kalemleri genel itibariyle aynı ürün gruplarından oluşmakta olup, ihracatı yapılan ürün grubu sayıca artsa da genel ihracat rakamında çok az artış olmuştur. Diğer yandan ihracatı artan ürünler;       Sebzeler, meyveler, sert kabuklu meyveler ve bitkilerin diğer kısımlarından ürünler Metal ve Cevherleri, cüruf ve kül Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksamparçaları Tuz, kükürt, topak, alçı gibi mineral maddeler Değirmencilik ürünleri, malt, nişasta, inülin, buğday gluteni Uçucu yağlar ve rezinoitler, parfümeri, kozmetik veya tuvalet müstahzarları 2014 yılı verileri değerlendirildiğinde, demir ve çelikten eşya ihracatının yüksek oranda azaldığı görülmektedir. 2016 yılı verileri geçici verilerdir. Tablo 2. Erzincan 2014-2015-2016 İhraç Ürünleri ve Değerleri Ürün Adı $/2014 $/2015 Yenilen meyveler ve yenilen 24.000 sert kabuklu meyveler Değirmencilik ürünleri, malt, 783.135 990.735 nişasta, inülin, buğday gluteni Sebzeler, meyveler, sert kabuklu meyveler ve bitkilerin diğer kısımlarından ürünler Kazanlar, makinalar, mekanik cihazlar ve aletler, nükleer reaktörler, bunların aksamparçaları Elektrikli makina ve cihazlar, ses kaydetme-verme, $/2016 482.418 3.653.940 4.874.592 707.491 121.484 11.955 7.039 - - 4 2.979.541 televizyon görüntü-ses Optik, fotoğraf, sinema, ölçü, kontrol, ayar, tıbbi, cerrahi alet ve cihazlar, bunların Yenilen çeşitli gıda müstahzarları (kahve hülasaları, çay hülasaları, mayalar, soslar, diyet mamaları, vb.) Metal cevherleri, cüruf ve kül 24.386 - - 132 - - 5.826 198.138 41.036 Debagatte ve boyacılıkta kullanılan hülasalar, tanenler, boyalar, pigmentler vb, vernikler, vb, macunlar, mürekkepler Muhtelif kimyasal maddeler (biodizel, yangın söndürme maddeleri, dezenfektanlar, haşarat öldürücüler, vb.) Plastikler ve mamulleri 1.436 - 8.316 766 - - 1.355 - Kauçuk ve kauçuktan eşya Kağıt ve karton, kağıt hamurundan, kağıttan veya kartondan eşya Basılı kitaplar, gazeteler, resimler ve baskı sanayiinin diğer mamulleri, el ve makina yazısı metinler ve planlar Mobilyalar, yatak takımları, aydınlatma cihazları, reklam lambaları, ışıklı tabelalar vb, prefabrik yapılar 611.350 10.049 - - 1.713 - - 2.700 - - 2.604 Tuz, kükürt, topraklar ve taşlar, alçılar, kireçler ve çimento 248.623 19.829 62.041 Uçucu yağlar ve rezinoitler, pa rfümeri, kozmetik veya tuvalet müstahzarları Ağaç ve ahşap eşya, odun köm ürü - 16.421 - - 300 - Aliminyum ve Aliminyumdan Eşya TOPLAM - 4.179 - 6.061.621 6.251.033 Kaynak: TÜİK ve TİM verileri (2016) 5 3.590.823 Tablo 3. Erzincan ili Gelişme Eksenli Ürünler- Bal Türkiye Bal İhracatı (x1.000$) ve Ülke Payları (%) 2011 2012 2013 2014 2015 % Dünya 5,206 6,007 12,956 18,919 25,072 100 Amerika 920 1,171 5,309 6,584 15,645 62.4 Almanya 2,180 1,684 3,901 7,256 5,509 22 Fransa 0 66 0 502 548 2.2 Suudi Arabistan 450 867 503 1,074 546 2.2 Avusturya 0 15 0 586 513 2 Çin 0 229 298 329 402 1.6 Kanada 0 0 53 632 374 1.5 İspanya 0 0 0 0 261 1 Azerbaycan 112 155 251 225 197 0.8 Malezya 0 25 0 8 128 0.5 Kaynak: Trade Map, 2016 Bal, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sayfasında yayınlanmış olan 2015 yılı GTİP tablosuna göre 0409 (4’lü GTİP) Doğal Bal sınıfında yer almaktadır. (Mevzuat.net) Erzincan İli’ne yapılacak yeni yatırımlar açısından gelişme eksenli ürünlerden olan Bal potansiyel ürün olmaktadır. Erzincan ve çevresi arıcılık için çok ideal bir ortama sahiptir. Yörenin özellikle geven ve kekik gibi bitkiler açısından zengin olması nedeniyle ülkemizin en iyi kalitedeki balları Erzincan’da üretilmektedir. Kovan başına üretimin arttığı ilde, toplam 69.467 kovanda 1.241 ton bal üretimi gerçekleştirilmiştir. Zengin floraya sahip olan Erzincan ve ilçeleri gezginci arıcıların da uğrak yeridir. Erzincan ilinin florasının zengin olması ve çayır-mera alanlarının il genelinde geniş yer kaplaması nedeniyle arıcılık önemli bir uğraş alanı olmuştur. İlde üretilen bal; yörede arıcılık açısından önemli olan bitkilerin çeşitliliği ve bolluğu, balda besin kalitesini artıran faktörlerden olan proteinlerin, enzimlerin, esterlerin, vitaminlerin, mineral maddelerin, asitlerin yoğun olması ve insan sağlığına zarar vermeyen meyve şekerlerinin yüksek düzeyde oluşundan dolayı ayrıcalığa sahiptir. Bu sebeplerle Erzincan balı, ülke genelinde tercih edilmektedir. 6 2015 yılı dünya bal ithalatı toplam 2.327,362 $ düzeyinde gerçekleşmiş olup %28,1 oranındadır. 2015 yılı ihracatçı ülkeler incelediğinde ise, Amerika ve Almanya yer almaktadır. Bal ihracatında ilk sırayı alan Amerika, 2011 yılında 920,000 $; 2012 yılında 1,171, 000 $; 2013 yılında 5,309, 000 $; 2014 yılında 6,584, 000 $; 2015 yılında 15,645, 000 $; ihracat yapmıştır. Dünyanın en büyük ikinci bal üreticisi konumundaki Türkiye 2011’de 94.245 Ton, 2012’de 89.162 Ton, 2013’te 94.694 Ton, 2014’te 102.486 Ton olmak üzere 4 yılda toplam 380.587 Ton bal üretmiştir.(GTB 2015) Türkiye, bal üretimi açısından dünya ülkeleri sıralamasında 2. sırada yer alırken ihracatta ilk 20 sıralamasına girememektedir. 2010-2014 yılları arasında miktar bazında %48, değer bazında %39 büyüme oranına ulaşan ve 2014 yılında en iyi yükselişini yapmış olan Türkiye buna rağmen 27. sırada yer alabilmiştir. Türkiye’nin rekabet gücünün görece düşük olmasında en büyük pay pazar değişkenine aittir. Arjantin ürettiği ürünlerin %94’ünü ihraç ederken, Çin % 49’unu ihraç etmektedir. Türkiye ise üretiminin sadece %7’sini ihraç etmektedir. Türkiye gerek üretim miktarı gerekse rekabet şartları dikkate alındığında Çin ve Arjantin’i kendisine hedef alarak sektördeki üretim planlamasını ve stratejisini kurgulamalıdır. Arıcılık sektörü sorunları kategorize edildiğinde, Pazarlamaya dayalı sorunlar, kontrol-denetlemeye bağlı sorunlar ve bilgi eksikliğine dayalı sorunlar ilk sırada yer almaktadır Arıcılık, yatırımın çok kısa sürede gelire dönüşmesi, diğer sektörlere göre daha az iş gücüne ihtiyaç duyulması, arı ürünlerine iç ve dış pazarlarda talebin fazla olmasından dolayı karlı bir tarımsal faaliyet haline gelmiştir. Özellikle son yıllarda katkı maddesi içermeyen organik gıdalara yönelik talebin artması, bal sektörü içinde oldukça önemli bir avantajdır. TRA1 bölgesinin doğal bitki örtüsü ve çeşitliliği ile su kaynakları ve iklimi açısından arıcılık için önem arz etmektedir. Bitkisel üretimde kimyevi gübre ve ilaç kullanımının az oluşu organik arı ürünleri üretimi için önemli bir potansiyel oluşturmaktadır. Koloni varlığı bakımından Türkiye sıralamasında 23. Sırada olması ve bal verimliliği açısından 18. İl nedeniyle avantajlı durumda olup geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye bal üretimi verimliliği koloni başına Erzincan 17.18 kg’dir. Erzincan İlinin bal üretimi ve verimliliği açısından Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu düşünüldüğünde, yapılan arıcılığın geliştirilmesi gerektiği görülmektedir. (KUDAKA, Arıcılık Sektörü 2013) Hedef pazarların belirlenmesinde yakınlık, sınır komşumuz olması, Karadeniz’e kıyısının olması, mevcut ithalat hacmi ($), bal ürünü ithalat artış miktarı, değişim trendleri, Türkiye’nin bal ürünü ihraç eden ülkelerden biri olması, birim tonaj değeri gibi kriterler göz önünde bulundurularak; sıralama yapıldığında hedef pazar olarak Irak, Suudi Arabistan, Ürdün ilk 3 ülke arasındadır ayrıca Romanya ilk 10 a giren ülkeler arasındadır. (DAİB Verileri, 2016) Tablo 4. Erzincan ili Gelişme Eksenli Ürünler- Pekmez Reçel Marmelat Türkiye Pekmez- Reçel- Marmelat İhracatı (x1.000$) ve Ülke Payları (%) 2011 2012 2013 2014 2015 % Dünya 217,911 236,698 246,607 325,263 391,692 100 Almanya 78,655 89,548 89,352 124,563 152,290 38.9 Belçika 26,840 23,655 19,577 35,448 50,950 13 Avusturya 14,835 17,519 20,933 25,660 32,324 8.3 Fransa 19,020 18,248 19,889 22,787 24,749 6.3 İtalya 9,166 8,257 6,208 13,292 18,423 4.7 İspanya 5,055 4,313 6,291 9,424 14,047 3.6 Hollanda 6,542 5,240 5,802 9,361 12,945 3.3 7 Suudi Arabistan Irak 4,843 5,123 7,200 7,975 9,678 2.5 5,900 8,260 10,152 11,186 8,145 2.1 Yunanistan 904 1,095 1,791 4,859 5,344 1.4 Kaynak: Trade Map, 2016 Pekmez Reçel ve Marmelat, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sayfasında yayınlanmış olan 2015 yılı GTİP tablosuna göre 2007 (4’lü GTİP) Reçeller, Jöleler, Marmelatlar sınıfında yer almaktadır. (Mevzuat.net) 2015 yılında dünya Pekmez, Reçel ve Marmelat ithalatı toplam 2,622,261$ düzeyinde gerçekleşmiştir. Pekmez, Reçel ve marmelatta Türkiye’nin ihracatının son 5 yılı incelendiğinde her yıl ciddi oranlarda arttığı görülmektedir. Türkiye’nin ihracat yaptığı ülkeler incelendiğinde ilk sırayı dünyada en çok pekmez, reçel ve marmelat ithalatı yapan Almanya’nın aldığı görülmektedir. Almanya Türkiye ihracatının %38’lık büyük bir kısmını karşıladığı görülmektedir. Almanya ve Belçika Türkiye ihracatının yarısını karşılamaktadır. Türkiye’nin 2011 yılı Pekmez-ReçelMarmelat ihracatı 2011 yılı 217.911.000 $, 2012 yılı 236.698.000 $, 2013 yılı 246.607.000 $, 2014 yılı 324.957.000 $ 2015 yılı ise, 391,69,2000 $,’dır. Türkiye’nin Pekmez-Reçel- Marmelat ürününde en çok ihracat yaptığı ülkeler sırasıyla Almanya, Belçika, Avusturya, Fransa, İtalya, Irak, İspanya, Hollanda’dır. Almanya’nın Türkiye ihracatındaki payı %38,2’dir. 2014 yılında Almanya’ya satılan 15 bin Ton Pekmez-Reçel-Marmelat karşılığında 152.290.000 $ gelir sağlanmıştır. Pekmez-Reçel-Marmelat ihracatında ikinci sırayı alan Belçika’ya 2015 yılında 5.250 Tonluk Pekmez-Reçel-Marmelat ihracatı gerçekleştirilmiştir. Bu ticaretin parasal karşılığı 50.950.000$ olmuştur. Erzincan ve ilçelerinde meyve üretiminin arttığı düşünüldüğünde gerekli destek verilebilirse ürün ihracatına yönelik hazırlıklar tamamlandığında Erzincan avantaj kazanabilir. Hedef pazarların belirlenmesinde yakınlık, sınır komşumuz olması, Karadeniz’e kıyısının olması, mevcut ithalat hacmi ($), pekmez, reçel, marmelat ürünü ithalat artış miktarı, değişim trendleri, Türkiye’nin pekmez, reçel, marmelat ürünü ihraç eden ülkelerden biri olması,birim tonaj değeri gibi kriterler göz önünde bulundurularak; sıralama yapıldığında hedef pazar olarak; Irak, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ilk 3 ülke sıralamasıdır. Ayrıca Rusya ve Ukrayna ilk 10 ülke arasında önemli bir konumundadır. (DAİB Verileri, 2016) Tablo 5. Erzincan ili Gelişme Eksenli Ürünler- Perlit Türkiye Perlit İhracatı (x1.000$) ve Ülke Payları (%) 2011 2012 2013 2014 2015 % Dünya 19,190 22,160 25,541 23,622 19,291 100 İsrail 1,271 1,434 2,300 3,114 3,286 17 Türkmenistan 2,752 2,372 3,695 2,752 2,306 12 Irak 2,609 3,974 4,314 3,266 2,094 10.9 2,906 4,116 3,718 3,259 1,972 10.2 Gürcistan 489 500 726 824 826 4.3 Mısır 1,410 1,101 828 615 672 3.5 Azerbaycan 8 Bulgaristan 348 441 608 781 662 3.4 Almanya 464 446 481 715 604 3.1 Cezayir 288 306 361 463 599 3.1 1,092 700 439 706 549 2.8 Yunanistan Kaynak: Trade Map Perlit, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sayfasında yayınlanmış olan 2015 yılı GTİP tablosuna göre 6806 (4’lü GTİP) Cüruf yünü, kaya yünü ve benzeri mineral yünler; genleştirilmiş vermikülit, genleştirilmiş kil, köpüklü cüruf ve benzeri genleştirilmiş mineral maddeler; mineral maddelerden ısıyı tecrit edici, sesi tecrit edici veya sesi muhafaza edici eşya ve karışımlar sınıfında yer almaktadır. (Mevzuat.net) Perlit asidik bir volkanik camdır. Perlit ismi bazı perlit tiplerinin kırıldığı zaman inci parlaklığında küçük küreler elde edilmesi nedeni ile inci anlamına gelen “perle” kelimesinden türetilmiştir. Perlit, ısıyla genleşme özelliği olan, genleştirildiğinde çok hafif ve gözenekli bir hale geçen bir kayaçtır. Perlit kelimesi hem ham perlit için hem de genleştirilmiş perlit için kullanılmaktadır. Kullanım alanlarının başlıcaları İnşaat Sektörü, Tarım Sektörü, Sanayi Sektörü, Elektrik Sektörü, Kimya Sektörü, Seramik ve Çimento Sektörü, Cam Sanayi, Gıda Sektörü, İlaç Sektörüdür. Bununla birlikte Perlitin en yaygın olarak kullanıldığı alan inşaat sektörüdür. Perlitli sıvalar, Perlit agregalı hafif yalıtım betonu (Çimento veya alçı bağlayıcılı), Perlit agragalı hafif yapı elemanları, Isı ve ses yalıtıcı gevşek dolgu maddesi olarak perlit kullanımı, Yüzey döşemelerde ısı ve ses yalıtıcı olarak perlit kullanımı, Çimento ve alçı dışındaki bağlayıcılarla yapılan özel amaçlı perlit betonları en çok tüketildiği alanlardır. Türkiye Perlit ihracatçı ülkelerinde ilk sırada İsrail yer almaktadır. İsrail 2011 yılında 1,271,000$; 2012 yılında 1,434,000$; 2013 yılında 2,300,000$; 2014 yılında 3,114,000$; 2015 yılında ise, %17’lik pay ile 3,286,000$ ithalat gerçekleştirmiştir. İsrailden sonra yer alan Türkmenistan ise, 2015 yılında %12’lik payı ile 2,306,000$ ithalat yapmıştır. Türkiye’nin Perlit ihracatında ticari partner ülkeleri İsrail ve Türkmenistan’dan sonra Irak, Azerbaycan ve Gürcistandır. Birim değer olarak en avantajlı ülkeler; 4,138 USD/Ton ile İsrail ve 2,353 USD/Ton ile Türkmenistandır. Türkiye perlit ihracatı yıllar itibariyle azalmış olmasına rağmen 2015 yılında 19,291.000$ ihracat değeri ile ihracat yapmıştır. Rezerv olarak Erzincan avantajlı olup gerekli altyapı hazırlıkları ile ihracatla önemli yer edinebilir. Hedef pazarların belirlenmesinde yakınlık, sınır komşumuz olması, Karadeniz’e kıyısının olması ,mevcut ithalat hacmi ($), perlit ürünü ithalat artış miktarı, değişim trendleri, Türkiye’nin perlit ürünü ihraç eden ülkelerden biri olması,birim tonaj değeri gibi kriterler göz önünde bulundurularak; sıralama yapıldığında hedef pazar olarak; Irak, Mısır, Ukrayna ilk üç ülke sıralardadır ayrıca Romanya ilk 10 a giren ülkeler arasındadır. (DAİB Verileri, 2016) Tablo 6. Erzincan ili Gelişme Eksenli Ürünler- Helva- Lokum Türkiye Helva- Lokum İhracatı (x1.000$) ve Ülke Payları (%) 2011 2012 2013 2014 2015 % Dünya 328,888 403,018 489,756 536,651 440,930 100 Irak 39,615 52,567 76,026 84,598 61,215 13.9 ABD 21,688 37,349 55,259 54,909 49,157 11.1 21,252 22,196 24,182 25,478 24,371 5.5 İngiltere 9 Almanya 18,373 21,783 19,409 23,369 23,526 5.3 İsrail 9,884 11,691 16,642 17,291 16,406 4.6 Suudi Arabistan 7,840 11,822 12,233 18,170 15,235 3.7 Mısır 5,746 9,623 8,952 14,116 15,228 3.5 Rusya Federasyonu 11,644 17,356 20,786 20,943 12,712 3.5 Güney Afrika 1,799 2,430 5,443 10,001 12,447 2.9 Birleşik Arap 7,387 Emirlikleri Kaynak: Trade Map 8,580 9,847 10,521 11,344 2.8 Helva- Lokum, Gümrük ve Ticaret Bakanlığı’nın resmi internet sayfasında yayınlanmış olan 2015 yılı GTİP tablosuna göre 1704 (4’lü GTİP) Kakao içermeyen şeker mamulleri sınıfına girmektedir. (Mevzut.net) (beyaz çikolata dahil) 2014 yılında dünyada helva, lokum vb. ithalatı toplam 11.022.789.000 $ düzeyinde gerçekleşmiştir. 2015 yılında ise, 9,959,046 $ düzeyinde gerçekleşmiştir. 2015 yılında Türkiye 440,930,000$ Helva Lokum ihracatı yapmıştır. Türkiye, 61,215,000$ ile Irak’a yaptığı Helva-Lokum ihracatı %13,9’luk pay getirmektedir. İkinci sırada 49,157,000$ ile ABD %11,1’lik pay getirmektedir. Türkiye’nin Helva- Lokum ihracatında diğer ticari partnerleri sırasıyla İngiltere, Almanya, İsrail ve Suudi Arabistandır. Türkiye’nin, helva, lokum vb. ihracatında 8. sırada ve son 5 yılda 2 kat ihracatını artırması tanınırlık ve bilinirlik yönünden önemlidir. İhtiyacımızdan daha fazla üretim kapasitemizin olduğu bu ürünlerde dış Pazar araştırmaları yapmak suretiyle ihracata yönelmelidir. Hedef pazarların belirlenmesinde yakınlık, sınır komşumuz olması, Karadeniz e kıyısının olması, mevcut ithalat hacmi ($), helva, lokum vb. Ürünü ithalat artış miktarı, değişim trendleri, Türkiye’nin helva,lokum vb. Ürünü ihraç eden ülkelerden biri olması, birim tonaj değeri gibi kriterler göz önünde bulundurularak; sıralama yapıldığında hedef pazar olarak; ilk 3 ülke ırak, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri olmaktadır Romanya, Polonya, Kuveyt ise ilk 10 a giren ülkeler arasındadır. (DAİB Verileri, 2016) DEĞERLENDİRME VE SONUÇ Küresel ölçekte yeniden yapılanan sınırlar, siyasi gelişme ve ilişkiler, yeni pazarların ve tüketici gruplarının oluşması, ticari anlaşmaların şekil ve sayı bakımından gelişmesi uluslararası ticaretin gelişmesini de beraberinde getirmiştir. Yeni fırsatlar, yeni pazarlar, çeşitlendirilmiş, hızlı üretim ile kaliteli ürünleri piyasaya süren rekabetçi işletme ve üreticileri ortaya çıkarmıştır. Gelişen teknoloji, haberleşme ve haber alma araçları bilgiye ulaşımı da hızlandırmış ve kolaylaştırmış olduğundan, gelişmekte olan ve az gelişmiş ülkeler dahi küresel ölçekte rekabet edebilen üreticilere ev sahipliği yapmış, böylelikle ekonomi yalnızca yerel ve ulusal düzeyde değil küresel düzeyde bir kavram haline gelmiştir. Bir ülke ekonomisinde uluslararası pazarlarda rekabet edebilen işletmelerin varlığı ve bu rekabet güçlerini geliştirmeleri, hem ülke açısından hem de firmalar açısından uluslararası rekabet ortamında öne çıkmaları için önemli bir avantajdır. 10 Günümüzde küreselleşmenin etkisi ile küçülen dünyada yaşanılacak ekonomik veya sosyal krizlerin ulusal ve/veya uluslararası ticarete etki etmesi kaçınılmaz olmuştur. Gelişmekte olan ülkelerin küreselleşme ortamında rekabetçi konumlarını güçlendirmeleri ve sürekliliği sağlamaları, büyümelerini verimlilik artışına dayandırmalarına ve mukayeseli üstünlük alanları yaratmalarına bağlı olmaktadır. Bu çerçevede yenilikçiliğe (inovasyon) önem verilmesi, bilim ve teknoloji kapasitesinin güçlendirilmesi, insan kaynaklarının geliştirilmesi, bilgi ve iletişim teknolojilerinden en üst düzeyde yararlanılması, pazarlama ve ihracat stratejilerinin geliştirilmesi gerekmektedir. Türkiye ise dünya pazarındaki yerini büyütürken, bir taraftan da özellikle Anadolu kentlerinde önemli bir potansiyele sahip olan KOBİ’leri çeşitli mekanizmalarıyla destekleyerek bu sürecini hızlandırmaktadır. İhracatta başarılı olabilmek için tecrübe, bilgi, doğru araç kullanımı ile etkin süreç yönetimi gereklidir. Bölgelerin yerel dinamiklerinin harekete geçirilmesi, her bölgenin kendine has olan rekabet unsurunun ön plana çıkarılarak desteklenmesi ile mümkün olmaktadır. İşletmeler talebe göre uygun maliyette ve kalitede ürün üretebiliyor ve bu ürünleri ihraç edebiliyorsa, yarattıkları katma değer ile hem bölgesel gelişmeye hem de istihdama önemli bir katkıda bulunabilirler. ‘‘Erzincan İl’i ihracat stratejisi ve Küreselleşen Ekonomi’’ ile ulaşılmak istenen nokta bölgeden yapılan ihracatın mevcut durumunun ve geleceğe ilişkin muhtemel senaryolarının ortaya konularak müdahale edilebilir alanların belirlenmesidir. Erzincan ili Türkiye’nin doğu sınır komşularına olan coğrafi yakınlığı ve bu ülkelere uzanan ticaret yollarına sahip bir bölgede yer aldığından Türkiye’nin lider ihracatçı bölgelerinden biri olmaya adaydır. Özellikle sanayi sektöründe faaliyet gösteren Erzincan İli işletmelerin dışa dönük yani ihracat odaklı üretim yapmaları ve ihracat seviyelerini arttırmalarını sağlamak üzere uluslararası rekabet edebilirliklerini artırmak amaçlı hazırlanan bu çalışmada, mevcut durum ortaya konulmuş, rekabet edebilir ve gelişme eksenli ürünlerin dünya ve Türkiye ticaret verileri analiz edilerek hedef pazar analizleri yapılmıştır. KAYNAKLAR Prof.Dr. Seyidoğlu, H.(1999) Ekonomik Terimler Ansiklopedik Sözlük, İstanbul: Kurtiş Matbaacılık ITC Trade Map, Trade Promotion Organization, http://www.trademap.org/Index.aspx Türkiye İstatistik Kurumu http://www.tuik.gov.tr Türkiye İhracatçılar Meclisi http://www.tim.org.tr/tr/default.html Doğu Anadolu İhracatçılar Birliği http://www.daib.org.tr/tr/default.asp T.C. Kuzeydoğu Kalkınma Ajansı, 2013 Arıcılık Ve Arı Ürünleri Sektörü, s:8; 2013 http://kudaka.org.tr/apb/tarim_raporlari/tra1_bolgesi_ari_aricilik_urunleri_sektoru_strateji_dokum ani.pdf GTHB, 2015. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı Arıcılık Verileri. Ankara s.13, Kasım 2015 Mevzuat.net http://www.mevzuat.net/ 11 12

Judul: Erzİncan İlİ İhracat Stratejİsİ Ve KÜreselleŞen Ekonomİ

Oleh: Özge Uzundumlu


Ikuti kami