İktisat/ Mikro Ekonomi

Oleh Ceren Öztav

880,4 KB 3 tayangan 0 unduhan
 
Bagikan artikel

Transkrip İktisat/ Mikro Ekonomi

İKTİSAT *İki tür ihtiyaç vardır: bunlar mal ve hizmettir. *İnsanlar bu ihtiyaçlarını tek başlarına karşılayamazlar. *Bu sorunu çözme maksadıyla malları değiştirme yoluna giderler. Buna mübadele denir. *İktisat bilimi, kıt kaynakla sonsuz ihtiyacı dengelemeye çalışır. Ekonominin tam istihdamı ve kaynakların tam verimli kullanılması amaçlarıdır.Görevi arz ve talep arasındaki dengeyi sağlayabilmektir. *İktisadi davranış veya rasyonel davranış, insanların ihtiyaçları karşılamaya yarayan mal ve hizmetlerin akıllıca üretilmesi ve dikkatli tüketilmesidir. *Mal, ihtiyacımızı karşıladığımız araçlardır. *Hizmet, ihtiyacımızı karşıladığımızda ortaya çıkan faaliyettir.(Hizmetinde bir ihtiyaç olduğu unutulmamalıdır.) *İktisadi mallar, iktisadi kaynaklardan üretilen mallardır. *Dört çeşit iktisadi aşama/iktisadi faaliyet vardır: -Üretim -Dolaşım -Bölüşüm -Tüketim *Üretim, malların ihtiyacı karşılayacak şekilde tatmine elverişli hale getirilmesidir. *Makine, emek, hammadde gibi unsurlara üretim unsurları denir. *Mübadele, üretilen malların diğer insanların ürettiği mallarla değiştirilmesidir. Ekonomik Sistemler 1)Kapitalist Sistem *Devlet, iktisadi güçlere müdahale etmez. *Üretim faaliyetleri özel teşebbüsler tarafından olur. *Üretim araçları kişilere aittir; tanınmış bir mülkiyet hakkı vardır. 2)Sosyalist Sistem *Eşitlik ilkesi vardır. Devlet bütün iktisadi süreçlere müdahale eder. *Üretim araçları devlete aittir. *Halkın mülkiyet hakkı yoktur. *Kamu yararına yönelik üretim vardır.Devlet zenginlikleri, halkın refahı gözetilerek eşit şekilde dağıtılır. Not: Günümüzde Pürkapitalist ve Pürsosyalist sistemin örneklerini görmek mümkün değildir. Kapitalizmin en uç örneği olan ABD bile 2008 Mortgage krizinde piyasaya müdahalede bulunmuştur. Nakit para akıtmıştır. Türkiye’de üretim devlete ait değildir fakat devlet altyapı yatırımlarıyla üretimi destekler. 3)Karma Sistem *Üretim özel teşebbüsle yapılır fakat devlet gerektiğinde piyasalara müdahale eder. *Rekabet korunur. *Bireylerin mülkiyet hakkı vardır. *En elverişli sistemdir. İktisadi Faaliyetlerin Analizi 1)Makro Analiz *Bir toplumun tamamının iktisadi davranış ve faaliyetleridir.(Büyük toplulukları inceler;GSMH,GSYH vb.) 2)Mikro Analiz *Daha küçük olan birimin iktisadi davranış ve faaliyetleridir.(Bir işletme,bir aile gibi küçük toplulukları inceler) Not: Emeğin karşılığı ücret, sermayenin karşılığı faiz, doğal kaynağın karşılığı rant, girişimcinin karşılığı kardır. Not2: Sosyalizmin ticaret politikası olduğu son büyük örnek SSCB’dir. Bir kaç küçük ülke dışında Sosyalizm ortadan kalkmıştır. İktisadın Sorunları 1)Tam Kullanım Sorunu *Kaynaklar nasıl tam kullanılır? 2)Etkin Kullanım Sorunu *Verimlilik hangi alanda sağlanıyorsa o yöne kayılmalıdır. 3)Kapasite Sorunu *Her ekonomide eninde sonunda kapasite sorunu yaşanır.Zaman içinde artan ihtiyaçlara kaynakların yetebilmesi için kapasitenin arttırılması gerekir. *Bunun için teknoloji ve sermaye birikimi gereklidir. *İktisadi sistem, ekonomiyi oluşturan tüm birimlerin belirli bir organizasyon içinde teşkilatlanmasıdır. İktisadi Sistemlerde Ticaretin Esasları 1)Pür-Kapitalizm(Serbest Piyasa Ekonomisi) *Sermaye tabana yayılmıştır, tamamen devletten bağımsızdır. *Devlet, rekabet ortamını korur. *Herkes mülkiyet hakkına sahip olabilir, sermaye sahibi olabilir, üretim yapabilir. *Üretim tamamen kâr amaçlıdır. *Örnek: ABD 2)Pür-Sosyalizm *Bütün üretim araçları devletin elinde toplanır. Özel mülkiyet hakkı sınırlıdır. Kamu refahına yönelik üretim vardır. *Örnek: SSCB Mikro İktisat ile Makro İktisat Arasındaki Farklar 1)Mikro iktisat, ekonomik birimler üzerinden hareket eder. Bireysel ekonomik birlikler, tüketiciler gibi birimler üzerinden hareket ederler. Makro iktisat ise ekonominin genelini ilgilendiren konular üzerinden hareket eder. Enflasyon, dış ticaret, devlet bünyesi… 2)Mikro iktisat daha bireyseldir, makro iktisat ise herkesi etkiler. 3)Emek, mal piyasası mikro birimdir. Bunların monopoller gibi türleri vardır. Tüketim Teorisi *Bu aslında fiyat mekanizmasıdır. Çünkü amaç aslında hep piyasa denge fiyatını bulmak olacaktır. TALEP *Belirli bir süre içinde bir malın çeşitli fiyatları karşısında tüketicileri almak istedikleri miktarıdır. *Talep kanununa göre bir malın fiyatı arttıkça o malın talep edilen miktarı azalır. *Fiyat ile talep arasında ters orantı vardır (Negatif ilişki). *Piyasanın tüketiciyi ilgilendiren ayağıdır. *Talebin fonksiyonu: D=f(Px, Pi, Y, Z, N, B) D= Talep edilen miktar (bağımlı değişken) Px= Ürünün fiyatı (negatif ilişki) Pi= Diğer mal fiyatları (iki durumda söz konusu) Y= Gelir (pozitif ilişki[giffen paradoksu istisnadır]) Z= Zevk ve ihtiyaçlar (pozitif ilişki) N= Tüketici sayısı (pozitif ilişki) B= Beklentiler (pozitif ilişki) *İkame mal, bir malın yerine geçebilen, aynı faydayı sağlayan başka mallardır. *Tamamlayıcı mallar, mesela çayı şekerle içiyorsak bu ikisi tamamlayıcı maldır. Araba ile benzin arasında da tam tamamlayıcılık ilişkisi vardır. *Ceteris paribus varken (diğer tüm değişkenler sabitken), talep kanununa göre malın fiyatı ile talep miktarı arasında negatif yönlü bir ilişki vardır. *Malın fiyatı yükseldikçe talep miktarı düşer, malın fiyatı düştükçe talep miktarı artar. *Negatif ilişki vardır. *İki değişkenlidir. Not:Aynı talep eğrisi üzerinde iki farklı nokta alınması talep değişimini ifade eder.Bu durumda ceteris paribus geçerlidir.Değişim sadece fiyata bağlıdır.Eğer diğer değişkenler sabit alınmazsa talepte bu durumda değişimin yanı sıra talep kaymasıda meydana gelecektir. *Snobizm etkisi, daha yüksek fiyattan daha çok almaktır. *Bu da negatif ilişkinin istisnasını gösterir. *Fiyat verildikçe kalite artar gibi bir düşünceden kaynaklanır.(Örneğin bir mont almak istiyorsunuz.Karşınızda iki seçenek var.Siz pahalı olanı alıyorsunuz.Çünkü siz onun daha kaliteli olacağını,daha çok dayanacağını düşünüyorsunuz.Tamamen psikolojiktir.) *Parayı malın fiyatına bölerseniz, reel geliri bulursunuz. *Reel gelir, fiziki mal ve hizmetler üzerinden belirlenir. *Nominal gelir sabitken patatesin fiyatı artarsa reel gelir düşer. *Giffen Paradoksu, fiyat yükselmesinin talep artışına neden olduğu durumdur (Talep kanunundan farklı olarak). *Yani düşük mal (inferior mal) olduğunda fiyatı yükselse de o maldan daha fazla tüketmek zorunda kalınır. *Esnek olmayan talep, fiyatı ne kadar artarsa artsın o mala olan talebin değişmemesidir. Diyabet hastası olan birinin kullandığı insülin örnek verilebilir. *Talep kayması, talep eğrisinin tümüyle yer değiştirmesidir. Grafik üzerinde yatay olarak bütünüyle sağa-sola hareket eder. Not: Talep eğrisi, kural olarak aşağı-yukarı değil; sağa-sola kayar. Talep kayması: *Bunlar nasıl kaymalardır? -Mesela gelir arttı ama malın fiyatı sabittir. Dolayısıyla daha fazla tüketiyoruz. Bu durumda eğri sağa doğru, artış yönünde kayar. *Artış yönü sağ taraftır, azalış yönü sol taraftır.(Bu ileride göreceğimiz arz eğrisindede geçerlidir.Sağ hep pozitif sol hep negatiftir.) *Eğriler eğimi değişmeksizin paralel kayarlar.Açı hep aynıdır. *Tamamlayıcı mal fiyatları artarsa beraber kullanılan ürünlerdeki fiyat artışı diğerine olan talebi düşer. Eğri sola kayar. *İkame mal fiyatı artarsa ilgili mala rakip malların fiyatı artmadan talep artar. Eğri sağa kayar. *Tüketici tercihindeki değişim olması halinde sağa kayar. *Gelecek ilgili beklentiler olması halinde, fiyat artışı düşürülüyorsa o mala talep artar, eğri sola kayar. Talep Esnekliği *Değişen fiyatlar karşısında tüketicilerin duyarlılık dereceleridir. 1)Talep esnekliğinin sonsuz olması (ed=∞):Tam esneklik *Talep esneklik çizgisinin yatay eksene paralel olması ne anlama gelir? -Yani bu fiyattan sonsuz miktarda talep edilir. Ekmek, tipik bir örnektir.Homojen mallarda rastlanır.Örneğin ekmeğin standart fiyatı 1 lira olsun.Bu fiyattan sonsuz talep olacaktır.Fakat ekmeği 5 liraya çıkarırsanız normal şartlarda kimse 5 liradan 1 liralık ekmeği talep etmeyecektir.Talep sıfır olacaktır. 2)Talep esnekliğinin sıfır olması (ed=0):Tam duyarsız *Fiyatta bir değişme olduğu zaman talepte hiç değişme olmaması gerekir. *Tam duyarsızdır. Talebin esnekliği sıfır olur. *Sigara en tipik örneğidir. Kemoterapi ve insülin de örnek verilebilir.Yani tüketici bunları fiyat ne olursa olsun almak zorundadır.Eğer bir diyabet hastası insülin ilacını alamazsa şeker komasına girebilir. (Maalesef hastalıklar zam dinlemiyor) 3)Talep esnekliğinin 1 olması (e d=1):Birim Esnek *Fiyattaki değişim yüzdesi, talepteki değişim yüzdesine eşittir ama işareti eksi olduğu için -1’dir. *Fiyattaki %1 artış/azalış talep de %1 artış/azalışa sebep olacaktır. Bir somut örnek vermek zordur. 45 derecelik bir açı söz konusudur. 4)Talep esnekliğinin 1’den küçük olması (e d<1):Esnek olmayan talep *Fiyat çok değişse bile talebin ona göre az değişmesidir. Talep fiyata çok duyarlı değildir. Yine de tam duyarsız değildir. Küçük de olsa bir etki söz konusudur. *Pay paydadan küçük olacak. Talep değişim yüzdesinin, fiyat değişim yüzdesinden az olması gerekir. *Örnek olarak benzin verilebilir. -Aslında zorunlu ihtiyaçlar bu gruba girer. Yanı fiyatı azaldı veya arttı diye biz daha az ya da daha fazla almayız, ihtiyacımız neyse o kadarını alırız. 5)Talep esnekliğinin 1’den büyük olması (e d>1):Esnek talep *Talep fiyattaki değişme karşısında çok duyarlı bir hal alır. Fiyat az değişse bile talep ona göre çok değişecektir. *Çizgi oldukça yataydır. *Lüks mallarda karşımıza çıkar. İleri teknoloji ürünleri örnek verilebilir. Sinema bileti örnek verilebilir. Ufak bir indirim ve ardından gelen propaganda ile talep çok fazla artabilir. Talebin Fiyat Esnekliğini Ne Belirler -İkame edilebilir malların fazla olması -Bir malın ikame olanakları geniş ise esnekliği de yüksek olur. Taklit ürünlerin ikame edilebilirliği zamanla artar.Örneğin benzinin,petrolün yerine kullanılabilecek bir ikame mal ortaya çıksa(ikame imkanı artsa) petrole olan talep esnekliği artacaktır.Buradaki bir fiyat artışı tüketiciyi hemen daha ucuz olan ikame mala yönlendirecektir. -İhtiyacı(mal-hizmet) karşılamaya yönelik yapılan harcamanın gelir içindeki payı -Gelir içindeki payı ne kadar yüksekse talep esnekliği de o kadar düşük olur. -Zorunlu tüketim harcamaları gelir içindeki payı yüksek, o yüzden esneklik düşük olur. -Lüks malların gelir içindeki payı düşük, o yüzden esneklik yüksek olur. -Malın zorunlu veya lüks olması -Zorunlu mallarda esneklik düşük, lüks mallarda yüksek olur.(Lüks maldan kasıt zorunlu olmamasıdır.) -Geçen zaman -Uzun vadede hiçbir şey sabit değildir, her şey değişkendir. -Zaman uzunsa esneklik artar, zaman kısaysa esneklik azalır. -Örnek olarak tarımsal ürünler verilebilir, esneklik düşüktür. *Bu esneklik kavramı nokta esnekliğidir.A noktasının altındaki parçanın üstündeki parçaya bölünmesiyle elde edilir.Bu hesaplamaya gerek olmadan yalnızca bakarakta bu malın talep esnekliğinin nasıl olduğunu yorumlayabiliriz.(Aşağıdaki grafikte anlatılmıştır.) Doğrusal Talep Çizgisi -Örneğin; Orta noktanın esnekliği bire eşittir. Çünkü alt parça ve üst parça birbirine eşittir. Bu noktada talep birim esnektir. Yay Esnekliği *Burada nokta yerine yayın esnekliği alınmaya çalışılır.(Bunun çıkacağını zannetmiyorum hoca yüzeysel anlattı) *İki nokta arasındaki yayın esnekliği aritmetik ortalama ile hesaplanır.Bu hesaplama daha zordur. Çapraz Esneklik *Diğer mal fiyatlarının değişimine karşı söz konusu mala olan talebin nekadar esnek olduğunu belirlemektir. *Sabit tuttuğumuz faktörler değiştikçe malın esneklik katsayısı da değişiyordu. *İkame olanakları değiştikçe de esneklik değişir. *Bunun ne kadar değiştiğini ölçmemiz gerekir. *Bunu ölçen katsayı çapraz esneklik katsayısıdır. *Tamamlayıcı mal açısından incelenirse; burada esneklik katsayısı negatiftir. Tamamlayıcılık ilişkisi ne kadar güçlüyse esneklik de o kadar düşük olur.Mesela araba için başka alternatifi olmayan benzin tam tamamlayıcıdır.Bu ilişki güçlü olduğundan benzin fiyatındaki artış yüzdesi arabaya olan talepteki azalışa oranla fazla olacaktır. *İkame mallar açısından ise; esneklik katsayısının işareti pozitiftir. İkame ne kadar güçlüyse esneklik katsayısı o kadar düşük olur. İkame kolaysa, çapraz esneklik de o kadar yüksek olur.Örneğin birbirinin yerine ikame edilebilecek olan çilek reçeli ve baldan birinin fiyatı arttığında diğerine olan talep artacaktır. Gelir Esnekliği *Normal mallarda gelir esneklik katsayısının işareti pozitiftir. *Gelir arttıkça toplam talep artar ama bunun istisnalar inferior mallardır. *Gelir arttıkça inferior(giffen) mallara talebimiz azalır. Gelir esneklik katsayısının işareti negatif olur. -Örneğin giffen mal olarak eski, tuşlu bir telefonu ele alalım. Geliriniz düşük ise bu telefonu kullanıyor olabilirsiniz. Bu uç bir örnek değildir. Günlük yaşamda çok karşılaşırız. Fakat geliriniz artarsa yeni bir telefon talep edersiniz ve alırsınız. Bu gelir esnekliğinin istisnasıdır. Not: Fiyatı oluşturan birinci unsur olan talebi tamamladık. Eğer anlamadıysanız uzun uzun grafikleri kendiniz çizmeye uğraşın. Diğer unsur olan arzda da farklı şeyler anlatılmıyor. Sadece birbirinin karşılığı iki kavram söz konusudur. Bu yüzden önce talep kavramını anlamaya çalışın.(Bir dost tavsiyesi) ARZ *Mal veya hizmetlerin belirli bir piyasada, belirli bir zamanda ve belirli bir fiyattan satışa sunulmasıdır. *Bir üretim olmakla birlikte satış arzusudur. *Pazarlardaki ürün fiyatları arzı ifade eder. S ile gösterilir. Sq=f(Px, Pd, C, T, Z, B, V, N) Px= Malın fiyatı Pd= Diğer mal fiyatları C= Üretim maliyetleri T= Teknoloji Z= Zevkler ve tercihler B= Beklenti V= Vergiler N= Firma sayısı *Malın fiyatı faktörüne göre; fiyat arttıkça arz da artar, fiyat azaldıkça arz da azalır. *Diğer mal fiyatları faktöründe aklımıza gelmesi gereken şey, üretim faktörüdür. Üretim, üretim faktörleriyle yapılır. Yani aynı üretim faktörlerini kullanarak farklı mallar üretebiliriz. -Örnek: Tarımsal üretim  Üretim faktörü: Toprak ve doğal kaynaklar Emek faktörü: Tarlada çalışan işçiler *Üretim maliyetleri faktörüne göre; maliyetler yükselirse üretim daralır. Eğer mal ürettikçe vergi alınıyorsa, maliyetin vergiyle orantılı olarak arttığı sonucu ortaya çıkar. *Teknoloji, dışsal değişkendir. Üretim fonksiyonunun dışındadır. Üretimin verimini doğrudan etkiler. Teknoloji verimliliği artıyorsa maliyet düşer. Teknolojilerin negatif etkisi olmaz. Teknoloji geliştikçe arz artar. *Beklenti faktörü, geleceğe yönelik fiyatlara ilişkin beklentileri ifade eder. *Vergi faktörü, üretim sürecinin dışında yer alır. Mal ürettikçe vergi artar, vergi arttıkça maliyet de artar ve üretici e bu oranda fiyatları artırır. Arz üzerinde negatif bir etki yaratır, arzı daraltır. *Firma sayısı faktörü, toplam arz açısından önemlidir. Bireysel arz, üreticinin tamamen kar amaçlı faaliyetidir. Piyasada ne kadar çok firma olursa toplam arz o kadar çok olur. *Ceteris paribus olduğunda; bir malın kendi fiyatı ile piyasaya arz edilmek istenen miktar arasında doğru yönlü bir ilişki vardır. *Arz kanununa göre, fiyat artarsa arz edilen miktar da artar.(Talepte olduğu gibi istisnaları mevcuttur.) Not: İstisna olarak; malın fiyatı değişirse sağa sola kayma olmaz, aşağı yukarı kayma olur.Bu arz değişimidir.Ceteris paribus prensibinden dolayı burada da fiyata bağlı bir arz değişimi söz konusudur.Taleptekiyle farkı yoktur. Arz Eğrisinin Kayması ve Yer Değiştirmesi *Malın fiyatının değişmesi durumunda görülür. *Bu kayma sağa veya sola doğru gerçekleşir. *Arz eğrisinin değişmesinde arzı değiştiren faktör fiyattır; arz kaymasında ise arzı kaydıran faktör sabit tutulan değişkenlerdir. (Sabit tutulan değişkenler kısa vade için mümkündür fakat uzun vadede imkan yoktur) *Vergilerin düşürülmesi halinde arz sağa doğru kayar. Yandaki grafikte; A – B = Arz değişmesi A – C = Arz kaymasına örnektir. Arz Esnekliği *Talep fonksiyonu negatif eğilimli bir fonksiyondur. Fiyat yükselirken talep düşer, fiyat düşerken de talep artar. *Talepte esneklik katsayısı negatif iken arzda ise tam tersidir. *Arz fonksiyonu, pozitif eğimli bir fonksiyondur. Fiyat arttığında arz miktarı da artar. 1)Arz esnekliğinin sonsuz olması (es=∞): *Tam rekabet piyasasına özgü bir örnektir. -Çok homojen mallar örnek gösterilebilir. Ekmek, toz şeker.Bu fiyatta sonsuz arz mevcuttur. Not:Talep esnekliğiyle karşılaştırarak gitmeniz faydalı olacaktır. 2)Arz esnekliğinin sıfır olması (es=0): *Burada söz konusu olan mallar, fiyata tam duyarsız olan mallardır. -Örneğin; Boğaz’da bir yalı, Mona Lisa tablosu, tarımsal ürünler.Bu mallardan daha fazla üretmek imkansızdır.Yenileri üretilemez veya arzı arttırılamaz. Kısa vadede tarımsal ürünlerde örnektir.Talep artsada arzını arttırmak kısa vadede imkansız gibidir.(yetişme süresi vb. hesaba katılırsa) 3)Arz esnekliğinin 1 olması (es=1): *Orijinden çıkan ve doğrusal olan her arz eğrisinin esnekliği 1’dir.Fiyat değişimiyle arz değişimi aynıdır.Yine bir 45 derecelik açı mevzu bahistir. -Örnek olarak monopol piyasası verilebilir.Net bir örnek vermek güçtür. 4)Arz esnekliğinin 1’den büyük olması (es>1): *Fiyatta küçük bir değişiklik, miktarda daha büyük bir değişikliğe yol açar. -Örnek olarak küçük sermayeli ürünler verilebilir.Üretici fiyattaki artışa hemen karşılık verir.Çok daha fazla üretir.(Örneğin;Son yıllarda doğal taş bilekliklerin fiyatı arttı ve bir anda muhteşem bir arz ortaya çıktı.Şuanda her yerde satılmakta.) 5)Arz esnekliğinin 1’den küçük olması (e s<1): *Fiyatın yüksek oranda artmasına karşın miktar daha düşük oranda artar. -Örnek olarak tütün, petrol verilebilir.Fiyat nekadar artarsa artsın Türkiye’nin daha fazla petrol arz etmesi güçtür.(Fazlası olsa zaten çıkarırız.) Nokta Esnekliği Arz Esnekliğini Etkileyen Durumlar 1)Faktörün Ulaşılabilirliği *Bir malın fiyatı arttığında arzın artıp artmayacağını belirleyen unsur esnekliktir. *Faktör, kolay ulaşılabilir ise esneklik daha yüksektir fakat zor ulaşılabilen bir faktörse esneklik de düşüktür. 2)Zaman a)Kısa Zaman: Zaman ne kadar kısaysa esneklik o kadar düşüktür. b)Orta Zaman c)Uzun Zaman: Bu süre içinde her şey değişebilir, hiçbir şeyin sabitliğinden söz edilemez. Çapraz Esneklik *Diğer mal fiyatları değiştiği zaman arzın buna ne cevap verdiğini gösteren kavramdır. Not: Arzdaki çapraz esnekliği tamamlayıcı maldan ziyade ikame mal örneklerinde kullanıyoruz.Örneğin fiyatı düşen bir mal yerine aynı imkanlarla üretebileceğiniz daha pahalı,daha getirisi olan bir mal varsa onu üretmeyi tercih edersiniz.Beyaz eşya üretiminde bu sıkça karşılaşılan,dikkat edilen bir husustur. Fiyat = Talep + Arz Önemli Not: Bu şekilde piyasanın ikinci ayağı olan arzıda tamamladık. Buradan sonraki grafikler öncekilere göre daha kafa karıştırıcı.Önceki grafikleri tekrar etmenizde fayda var.Eğer arz ve talep grafiklerini ayrı ayrı iyi öğrenirseniz ikisinin birleşimi olan grafikleri öğrenmeniz bir hayli kolaylaşacaktır.(Tecrübeyle sabittir.) Piyasa Dengesi(Piyasa-Denge Fiyatı) *Bunun iki ayağı vardır: talep, arz. *Talep ve arz fonksiyonları aynı düzlemde çizilirse piyasa temsil edilmiş olur.Bu iki fonksiyonun kesişim noktası bize denge fiyatını yani başlangıç noktasını vermektedir. *Denge fiyatı oluştuğu zaman artık mübadele başlar ve mallar denge fiyatı üzerinden satılır. Alıcı ile satıcı arasında bir değişme meydana gelir. *Arz ve talepte herhangi bir kayma durumu olursa denge durumu da değişir. *Piyasanın değişen denge durumunun görülebilmesi için önce bir başlangıç noktasının olması gerekir. Not:Başlangıç noktası ilk veriler kullanılarak bulunur. Örnek Soru: Arz eğrisinin sabit olması halinde talepte bir artış olursa, hangisi yanlış olur? (Bu soru grafik çizimi gerektirir) a)Yeni denge noktası sağa kayar b)Yeni denge fiyatı ilk denge fiyatından yüksek olur c)Yeni denge miktarı ilk denge miktarından yüksek olur d)Yeni denge noktası sola doğru kayar.(Sağ üste kaymıştır. Her artış sağa doğrudur. Unutmayalım.) Arz ve Talebin Birlikte Kayması *Arzın artması için 3 durum söz konusu olabilir. 1)Arzın talepten daha fazla oranda artması Bu durumda; *Denge noktası sağa doğru kayar, *Miktar artar, *Fiyat düşer, *Miktardaki artış, fiyattaki düşüşten fazla olur. 2)Talebin arzdan daha fazla oranda artması 3)Talep ile arzın eşit oranda artması (Söz konusu grafik çizilmemiştir) Bu durumda denge fiyatı değişmeyecektir. Aynı oranda azalmasında da bu durum söz konusudur. *Arzın azalması için 3 durum söz konusu olabilir. 1)Talebin arzdan daha fazla oranda azalması (Söz konusu grafik çizilmemiştir) 2)Arzın talepten daha fazla oranda azalması (Söz konusu grafik çizilmemiştir) 3)Talep ve arzın aynı oranda azalması (Söz konusu grafik çizilmemiştir) Talep Esneklikleri ve Arz Esneklikleri Kayma Durumları *İki esneklik de aynı anda değişebilir veya biri sabit iken diğeri değişebilir. *Arz artarsa para azalır; arz azalırsa para artar (Bu talep esnekliği ile ilgili bir durumdur). -Arz esnekliğinin 1’den küçük olması durumunda talepte olan değişim: Bu durumda; *Talepte artış olursa, fiyatta miktara oranla daha büyük artış olur, *Talepte azalma olursa, fiyattaki değişim miktara göre fazla olur. -Talep esnekliğinin 1’den küçük olması durumunda arzda olan değişim: -Talep esnekliğinin 1’den büyük olması durumunda arzdaki değişim: ÜRETİCİ VE TÜKETİCİ RANTI *Piyasa dengesi oluştuğu zaman mübadele başlar, üretici ve tüketiciler arasında rant ortaya çıkar. *Rant, “psikolojik/sübjektif gelir” olarak ifade edilebilir. *Piyasada bir malı daha yüksek fiyattan (rezervasyon fiyatı) almaya razı olan tüketicinin, malı piyasa fiyatından almasıyla eline geçen sübjektif, psikolojik kâr tüketici rantıdır. -Bu rant söz konusu olduğunda üretici veya tüketicinin eline herhangi bir şekilde nakit para geçmez. Buna rezervasyon ücreti denir. -Rezervasyon ücreti, her tüketicinin bir mala ödemek istediği fiyat olarak açıklanabilir. -Her tüketicinin kafasındaki rezervasyon ücreti farklıdır. Fakat en son oluşan fiyat, denge fiyatı nesneldir. -Örnek verilecek olursa, X kişisi bir deftere 5 TL vermek istedi fakat denge fiyatı 1,5 TL çıktı. X, burada kâr etmiştir; bu kâra rant denir. *Eğer ki toplam tüketici rantı yüksek olursa, karşımıza tüketici refahı çıkar. *Talep eğrisi üzerinde gösterecek olursak; *Piyasa fiyatı düşükse tüketici rantı da artar. *Fiyat aşağı doğru geldikçe üçgenin alanı genişler. Tüketici rantı artar. *Dik üçgenlerin alanı tüketici rantını verir. Fiyat düştükçe tüketici rantının alanı (üçgenin alanı) daralmaktadır. Bu alanı; (Fiyat değişimi x Miktar değişimi)/2 den bulabiliriz. *Üretici rantı, bir piyasada bir malı satmak istediği fiyatın üzerinde bir fiyattan satan üreticinin sağladığı psikolojik ve sübjektif kazancıdır. *Üreticinin elde ettiği rant ve kar marjı doğru orantılıdır. Biri artarsa diğeri de artar. Biri düşerse diğeri de düşer. *Buradaki P, piyasa fiyatıdır; aynı zamanda en yüksek fiyattan satmaya razı olan üreticileri temsil eder. -Üretici malı bu fiyattan satmayı düşünürse rant elde edemez. *Fiyatın artması, tüketici rantının aksine üretici rantını artırır. Zaten rant bir tarafın psikolojik kazancı diğer tarafın ise psikolojik kaybıdır.İki tarafı da alakadar eden bir ilişki mevcuttur. *Toplam rantı hesaplayabilmek için arz ve talep eğrilerine ihtiyaç vardır. *Lineer olması halinde yandaki grafik çizilir. *Lineer olmaması halinde ortaya çıkan şeklin integrali alınır ve hesap yapılır. KARABORSA *Piyasa koşullarının veya yapay nedenlerin yarattığı mal kıtlığından veya kanun otoritesinin koyduğu fiyatın üzerinde bir fiyattan mal satma istemidir. *Yandaki grafikte A – B aralığı talep fazlası olarak ifade edilir. *Tavan fiyat uygulaması, devlet müdahalesiyle olabilir. -Örneğin ekmeğin fiyatı 0.75 TL’dir, bu fiyatın üzerinde satılamaz. Oysaki piyasayı kurtaracak olan fiyat 1,25 TL’dir. Fakat maddi durumu yetersiz olmayanlar da ekmek alabilsin diye devlet eliyle böyle bir uygulama yapılır. *Talep esnekliği 0’a düştüğünde tüketici, bir malı her tür fiyattan almak zorundadır; pahalı veya ucuz olması fark etmez. Malı varken stoklayıp, sonradan istenilen fiyata satılmasına karaborsa denir. King Kanunu *Talep esnekliğinin zayıf olduğu tarımsal ürünlerin arzında meydana gelen değişimlerin, bu ürünlerin fiyatlarını ters yönde etkilediğini açıklayan yaklaşımdır. *Üretimde çevresel koşullar etkili bir faktörse üretimdeki azalma, fiyatı arttırır. *Doğal koşullar her üretimde etkili olmadığından, arz fonksiyonuna değişken olarak eklenmez. Örümcek Ağı Teoremi (Cobweb) *Arz miktarını, ürünün önceki fiyatının belirlemesi durumudur. *Bir sonraki üretimin ne kadar olacağına, bu dönemdeki fiyatlara bakılarak karar verilir. *Üç farklı durum ortaya çıkar: 1)Arz talebe oranla esnek değilse, piyasa dengeye doğru gider. *Burada istikrarlı denge görülür. 2)Arz ile talebin oranı eşitse dengeye gelinemez. 3)Arz talebe oranla daha esnekse dengeden uzaklaşılır. *Burada nötr denge vardır. *Talep eğrisi, arz eğrisinden daha diktir. *Fiyat ve miktar dalgalanmaları giderek artar ve dengeden uzaklaşarak istikrarsız denge durumu oluşur. Devletin Piyasaya Müdahale Şekilleri *Devlet, bazen piyasaya müdahale eder. Bunun nedeni, kamu refahını düşünür olmasıdır. *Devlet; üretici ve tüketicinin refahını düşünür. Günün koşulu hangisini gerektiriyorsa onu yapar. a)Taban Fiyat *Devletin, üreticilerin refahı için bir piyasada koyduğu en alt fiyattır. *Taban fiyat her zaman piyasa denge fiyatının üstündedir. *Bunun sonucunda; -Arz fazlası açığa çıkar, -Serbest piyasa ekonomisi istikrarsızlaştırılır, -Tüketicinin rantı azalır, üretici kollanır, -İhtiyaç fazlası üretim ortaya çıkar; dolayısıyla kaynak israf olur. -Örneğin asgari ücret (taban fiyat) uygulaması, kayıt dışı istihdamın artmasına sebep olur. b)Tavan Fiyat *Devletin, tüketiciyi korumaya yönelik yaptığı, bir piyasada konulan en üst fiyattır. *Bu uygulamada üretim kalitesi azalır. TALEP TAHLİLLERİ *Tüketim, fayda sağlamak için talep edilir. *Tüketici, faydanın maksimum olduğu noktada dengeye gelir. *Kendi arasında ikiye ayrılır: kardinal fayda yaklaşımı ve ordinal fayda yaklaşımı. -Bu yaklaşımlar “Fayda ölçülebilir mi?” sorusuyla ortaya çıkmıştır. 1)Kardinal Fayda Yaklaşımı *Bu yaklaşıma göre fayda ölçülebilir. *Toplam fayda, TU ile gösterilir. Bunun fonksiyonu artan fonksiyondur fakat her seferinde artış hızı düşer. Örnek: *Bu grafikte azalan marjinal fayda görülür. *Dolayısıyla, hesabına ulaşılır. *Yani maksimum fayda; toplam faydadaki değişimin (∆TUa) tüketilen miktardaki değişime (∆Qa) bölünmesiyle bulunur. *Marjinal fayda, tüketilen ek birimin faydası olarak ifade edilir. *Yandaki grafikteki çizgi doğrusaldır, çünkü türev alınmıştır. *Bir malın sürekli olarak kullanılması sonucu, o mala duyulan arzu gittikçe azalır. *Tüketici dengesi, eş marjinal faydaya göre kurulur. *Mallar = a, b, c, … , n 2)Ordinal Fayda Yaklaşımı *Bu yaklaşıma göre fayda ölçülemez fakat “az faydalı, çok faydalı” diye sıralanabilir. *Bu yaklaşımda kullanılan araçlar bütçe doğrusu ve kayıtsızlık eğrisidir. *Bir sıralama yapabilmek için malların ikame edilebilir olduğunun kabul edilmesi gerekir. a)Kayıtsızlık Eğrisi *Bu grafiğe göre, orijinden uzaklaşıldıkça sağlanan fayda artar. *Kayıtsızlık eğrisi üzerinde fayda sabittir. *Eğri kuzeydoğuya gittikçe fayda artar. I4 > I 3 > I 2 > I 1 *Kayıtsızlık eğrileri birbirini kesmez. *Orijine göre dışbükeydir. Bunun nedeni marjinal ikame oranıdır. *Marjinal ikame oranı; MİO = -∆y/∆x şeklinde hesaplanır. *Bu durumun iki istisnası vardır: -Tam tamamlayıcılık ya da tam ikame olunca eğri lineer olur. -Tam tamamlayıcılık ilişkisi denge kırılma noktalarındadır. b)Bütçe Doğrusu G = Px.x + Py.y şeklinde hesaplanır. Buradaki G, geliri; x ve y, malları; Px ve Py ise fiyatları ifade eder. *Lineer ve negatif eğimli bir doğrudur. *Gelir belliyken hangi maldan ne kadar tüketebileceğini gösterir. *Yukarıdaki grafiğe göre M tüketilebilir, erişilebilir bir noktadadır. Fakat tercih edilmez, rasyonel bir nokta değildir. *Bütçe doğrusunun teğet olduğu en yüksek kayıtsızlık eğrisinde teğet olduğu nokta denge noktasıdır. *Bütçe doğrusunun kaymasıyla birlikte denge noktası da kayar. 1)Px Artarsa/Azalırsa 2)Py Artarsa/Azalırsa 3)Gelir/Bütçe Azalırsa/Artarsa Px artarsa M artar. Py artarsa M azalır. Artınca sağa kayar, M değişmez. Fiyat-Tüketim ve Gelir-Tüketim Eğrisi *X de Y de normal ürünse fiyat-tüketim eğrisi doğrusal olur. *Fakat X malı düşük, Y malı normal malsa lineer olmaz, eğri bir tarafa doğru eğik olur. *Bütçe doğruları ile kayıtsızlık eğrilerinin oluşturdukları denge noktalarının birleşmesiyle elde edilen doğruya gelir tüketim doğrusu denir. *Eğri pozitifse her iki mal da normal maldır. -Yatay eksene doğru bükümlü ise; x normal maldır, y düşük maldır. -Dikey eksene bükümlü ise; x düşük maldır, y normal maldır. ÜRETİM *Dört temel üretim faktörü vardır: -Doğal kaynak, emek (beşeri sermaye), sermaye, girişim(ci) *Üretim, azalan veriler yasasına tabidir. -Örneğin, çiftçi tarlada işçi çalıştırır ve giderek sayı artar. Dolayısıyla üretim de artar, en üst noktaya ulaşır. Bundan sonra işçi sayısı artsa dahi verim artmaz. MÜ = 0 TÜ = maksimum ise ∆TÜ/∆Q olur. Ortalama ürün ise TÜ/2 olarak bulunur. ÜRETİCİ DENGESİ Q = f(K, L) *Eş ürün eğrilerinden herhangi birinin eş maliyet doğrusuna teğet olduğu noktada oluşur. *En iyi bileşimin en uygun üretim miktarını saptadığı noktadır. *Eş ürün eğrisi, kayıtsızlık eğrisine benzer. -Aynı kayıtsızlık eğrisi üzerinde kalındığı sürece ürün miktarı sabittir. *Negatif eğimlidir. *Bir faktörü artırırken diğerini azaltmak zorunludur. *Paraleldir, kesişmezler. *Orijinden uzaklaştıkça daha yüksek üretim seviyelerine gelir. İstisnaları 1)Tam ikame durumu: *Buna tarım sektörü örnek verilebilir. 2)Tam tamamlayıcılık durumu: *Buna örnek olarak bir fabrikada 1 makinenin 1 işçiyle çalışmasının yeterli olması verilebilir. *Marjinal teknik ikame oranı, bir firmanın aynı eş ürün eğrisi üzerinde kalmak kaydıyla bir faktördeki değişmenin, diğer faktörde ne kadarlık bir değişmeye yol açtığını ifade eden kavramdır. Eş Maliyet Doğrusu Q = f(K, L) M = PK . K + PL . L  Bütçe doğrusunun kapalı denklemi M: Üretim bütçesi K, L: Emek/Sermaye Miktarı PK, PL: Birim fiyat *Hiç sermaye kullanılmazsa; M = PL. L L = M/PL *Hiç emek kullanılmazsa; M = PK. K L = M/PK *Eş maliyet doğrusunun denklemi: Y = f(x) M – PL . L = PK . K (M/PK) – (PL/PK) . L = K’dir. *Eğimin değişmesi için faktör fiyatlarının değişmesi gerekir. *Sadece bütçe değişirse eğri sağa kayar, eğim değişmez. *Eş maliyet doğrusu ile eş ürün eğrisi aynı grafikteyse denge bulunabilir. *Y’nin maliyeti çok yüksektir, dolayısıyla seçilmez. *T’nin üretim düzeyi azdır, dolayısıyla seçilmez. *E, en düşük maliyetle üretilen maldır. Denge bu noktada kurulur. *Doğrusal genişleme yolu varsa zamanla firma büyürken üretim teknolojisi gelişmemiş demektir. *Eğri şekildeki gibi olursa; üretim teknolojisinin sermaye lehine değişmediği durum ortaya çıkar. *Eğri şekildekinden farklıysa; sermaye yolu teknolojiden emek yolu teknolojiye geçişte büyüme söz konusudur. -Örneğin halı önceden tezgahta el ile dokunurken daha sonra halı ile dokunmuştur. Kâr = Satış Geliri x Maliyet Üretici Dengesinin Değişmesi 1)Teknolojinin Değişmesi *D1’de daha çok G1 kullanılırken teknolojinin değişmesiyle birlikte daha fazla G2 kullanımı gerektirdiği için yeni denge noktası D2’de kurulur. 2)Maliyetlerin Değişmesi *Bir üretici, üretim miktarını arttırırsa veya üretim tesisini genişletirse maliyeti artar. Eş maliyet doğrusu sağa kayar. 3)Girdi Fiyatlarının Değişmesi *Üretimde kullanılan girdilerden birinin ucuzlaması veya pahalılaşması durumunda eş maliyet doğrusu yer değiştirir. *Eş maliyet doğrusu başlangıçta AB iken G1’in ucuzlamasıyla AB1 olur. Üretici dengesi 300 birime çıkar. *Eğer G1’in fiyatı artarsa, doğru AB2 şeklinde olur. Üretici dengesi 100 birime düşer. MALİYETLER *Maliyetle kârlılık arasında ters ilişki vardır. Muhasebe kârı = Satış geliri – Maliyetler İktisadi kâr = Satış geliri – (Açık + Örtük) Maliyetler *Açık maliyet, şirketlerin açıkça finansal olarak yaptığı harcamalardır. *Örtülü maliyet, fırsat maliyetlerini içerir. İktisadi kâr < Muhasebe kârı *Ek kârı 0 olup da faaliyet gösteren bir firma pozitif etki yapar çünkü muhasebe kârı eder. Kısa Dönem Maliyet Eğrileri a)Sabit Maliyet *Sermaye faktörü kısa vadede sabittir. Üretim miktarından bağımsız olan maliyetlerdir; kısacası üretilse de üretilmese de katlanmak zorunludur. -Örnek olarak SGK primi, kira verilebilir. OSM = SM / Q B)Değişir Maliyet *Hiperbolik bir grafiğe sahiptir. *Maliyet artarsa verimlilik düşer. *Üretim en üst düzeydeyse maliyet en alt düzeydedir. *Önce hızla artar, sonra minimum artış hızı görülür; daha sonra hızla artar. *Üretim, azalan verimler kanununa tabidir. En az bir faktör sabitken diğer faktörler arttırılırsa önce artar, sonra verimlilik ve buna bağlı olarak üretim de azalır. ODM = DM / Q c)Toplam Maliyet Toplam Maliyet = Sabit Maliyet + Değişir Maliyet TM / Q = OM OM = OSM + ODM d)Marjinal Maliyet *Marjinal maliyet, OM’nin minimum noktasından geçer. *OM ile ODM arasındaki makasın daralmasının sebebi: -Ortalama sabit maliyet, üretim arttıkça sıfıra yaklaşır. Üretim arttıkça birim başına düşen maliyet, önemini kaybeder. Sabit maliyet sıfırlanmaz. *Bu maliyet türünde türev akla gelir. *”Bir birim daha fazla üretim yapıldığında toplam maliyet nasıl değişir?” sorusuna cevap verir. ÖLÇEK EKONOMİ *Ölçek büyüdükçe, firma maliyet avantajları kazanır. *Kendi içinde iki ana gruba ayrılır: içsel ve dışsal ekonomiler. 1)İçsel Ekonomiler *Firma içinde firmanın üretim ölçeğinin büyümesi sonucu ortaya çıkan avantajlı durumdur. *Firma içinde maliyet düşürücü avantajlar sağlar. a)İçsel Negatif Ekonomiler *Ölçek büyüdükçe dezavantaj olur. *Aşırı uzmanlaşma ve iş bölümünün getirdiği aksaklıklar, yeterli kontrol mekanizmasının olmaması bunun nedenleri arasındadır. 2)Dışsal Ekonomiler *Firma dışında fakat endüstriyel alan içinde maliyet düşürücü avantajlar sağlar. a)Dışsal Negatif Ekonomiler *Hammadde, enerji, çevre kirliliği, trafik, altyapı gibi sebeplerden olumsuz etkilenme nedenleri arasındadır. PİYASALAR *Alıcılar ve satıcıların (arz ve taleplerin) bir araya geldiği yerdir. *Dengeli piyasa örneğidir. *Bu grafikte asla denge oluşmaz çünkü mübadele yoktur. Mübadelenin olması için diğer grafikteki gibi dengeli ve istikrarlı bir piyasa gerekir. *Piyasalar firma sayısına göre kategorilere ayrılır. Tam rekabet piyasası: En etkili rekabet ortamıdır. Firma sayısı sonsuz olarak ifade edilir. Monopollü rekabet: Burada çok sayıda firma vardır. Buna monopol denmesinin sebebi, üretilen jenerik mallardır. Bazı mallar, ikamesi olmayan mal gibi tüketicinin gözünde yer edinir (Örn. Sana, pimapen, selpak, kalebodur…) Oligopol: Firma sayısı 2+-12 olarak ifade edilir. Bu firmalar, izlenebilecek ve sayılabilecek miktardadır (Örn. Havayolu şirketi, otomobil şirketi) Düopol: Firma sayısı 2 olarak ifade edilir. Monopol (Tekel): Firma sayısı 1’dir. *Piyasaların ayrılmasındaki kriterler 3 tanedir: 1)Piyasadaki alıcı ve satıcı sayısı 2)Malın homojenlik derecesi 3)Piyasaya giriş-çıkış serbestliği -Bazen devlet tarafından kontrol edilir; buna yasal engel denir. -Yasal kontrol olmadan bir engel olabilir. -Maliyet (giriş-çıkış engeli; doğal bariyer) -Altyapı hizmetleri genelde devlet eliyle yapılır, zira maliyeti oldukça fazladır. -Devlet kamu refahını düşünür ve kâr gütmez. 1)Tam Rekabet Piyasası *Fiyat veridir, arz-talebe göre oluşur. Bu fiyat sabittir, üreticinin istediği kadar mal üretilebilir. *Giriş-çıkış engeli yoktur. *Firma sayısı sonsuzdur. *Firmaların ürettiği mallar homojendir, birbirinden farksızdır (Örn: Şeker, ekmek…) *Alıcı ve satıcıların tam bilgiye sahip olduğu varsayılır. *Bütün aktörler rasyoneldir. Tüketiciler faydasını en üst düzeye çıkarmaya çalışırken, üreticiler de kârını en üst düzeye çıkarmaya çalışır. TG: Toplam gelir MG: Marjinal gelir OG: Ortalama gelir SINAV ÇALIŞMASINA YÖNELİK NOT: 1)Kitaptan sorumluluğumuz;1-187(186 dâhil) arasıdır. Bu aralıkta bulunan 18-50 ve 164-168 aralığından sorumlu değiliz. 2)Sınav daha çok grafik yorumlamaya yönelik olacaktır. Uygulamaya yönelik soru sınırlıdır.(Varlığı tartışmalı) 3)Test olacağından kuvvetli ihtimal kurşun kalem lazım olacak. Yine de tükenmezi de yanınızda bulundurmakta fayda var  Sınavın kolay geçmesini istiyorsanız lütfen GRAFİKLERİ KENDİNİZ ÇİZMEYE çalışın. Önerim şu ki başlangıçta grafikleri ve yorumlamayı öğrenin. Daha sonra karmaşık grafiklere geçin. Baştaki temel grafikleri anlamak çok önemli. Sınav tamamen arz ve talep eğrileri üzerine. Hepinize başarılar. İkinci dönem yeni sınavları beraber halletmek dileklerimle… -MBE

Judul: İktisat/ Mikro Ekonomi

Oleh: Ceren Öztav

Ikuti kami